Halkın savaşa göre yaşaması

0
226

Serhat EREN

PKK’nin öncülüğü ile başlayan Kürt halkının direnişi Kürdistan’da her dönemde belirli strateji ve taktikler çerçevesinde gelişti. Partileşmeden sonra gelişen Hilvan Siverek direnişi faşist Türk rejiminin Kürdistan’daki ayağı olan feodal-komprador ağalara karşı başladı. Bu direnişe PKK’nin öncülüğü ile halkın katılımı da oldu. Hedeflenen bazı işbirlikçi şahıslar ile Hilvan ve Siverek bölgelerinde halk belli oranda devlet baskısını azaltımıştı. 1978-79 sürecinde hedef devletin halk içerisinde ajan yapılanmasını ifade eden feodal-komprador güçlerdi. Bu hedeflerin başarıyla etkisiz kılınması belli bir düzeyde başarıyı da getirdi.

Daha sonraki süreçte ise bu daha gelişkin bir adım olarak öne çıkarılarak 15 Ağustos’ta gerilla ordusunun ilk adımı atıldı. Fermandar Egid komutasında gerilla Kürdistan dağlarında direnişi büyüttü. Bununla birlikte doğrudan devlet ve ordu hedef alındı. Doğrudan devlet ve ordunun hedef alınması kimileri için akıl almaz bir olaydı. Kürdistan topraklarında Kürt halkı için silahlı mücadele dışında bir yol aramak mücadele etmemek ile özdeşti. Faşist Türk devletinin Kürt halkının imha ve inkarı üzerine kurulu bir devlet olduğu unutulmadığı sürece tek yolun silahlı mücadele olduğu da anlaşılır.

Gelişen gerilla direnişi ile belirli alanlar tutuldu. Kürt halkının inkarı ve imhasının geriletilmesi konusunda belli bir aşamayı kaydetti. Kürt gençleri akın akın gerilla saflarına katıldı, kentlerde serhildanlar gelişti. Kürt halkı görkemli direnişler geliştirdi. Bu süreçle birlikte Kürt halkının inkarını kimse cesaret edemez hale geldi. Savaş Kürt halkının kurtuluşu adımı olarak gelişti. Varlık anlamında savaş ile birlikte büyük kazanımlar gerçekleşti.

2010 yılında gelişen direnişin sonuç aşaması olarak Devrimci Halk Savaşı Stratejisi gelişti. Yani topyekûn direniş aşaması. Devrimci Halk Savaşı Stratejisi, yeni bir aşamayı ifade ediyor. Bu aşamada Kürt halkı verdiği direniş sonucu hedefler. Hedef Kürdistan’da devrimi gerçekleştirmektir. Bu aşamada Kürt halkı da doğrudan direnişin içerisinde yer alır. Serhildanlarla sınırlı kalmaz. Bir bütünen yaşamını da bu savaş gerçekliğine uyarlar. Yaşamını savaş gerçekliğine göre örgütler. Bu stratejiye katılmayan; ülke ve halkın özgürlüğünden yana olmayan ve gereken fedakarlığı yapmayan liberal, orta yolcu kesimlerdir. Topyekûn Kürt halkı direniş içerisinde olur. Çünkü bu strateji içerisinde herkesin yapabileceği bir şey vardır. Gönlünden geçen özgürlük özlemine cevap olabilmek için pratik sahibi olmalıdır. Kısaca herkes elini taşın altına koyabilmeli.

Bu konuda tecrübe alınabilecek yerlerden birisi Filistin’dir. İntifada süreçlerinde halkın yaşamı İntifada’ya göre örgütlenir. İntifada durumunda savaşan hücreler başta olmak üzere genç, kadın, çocuk, yaşlı herkes direniş içerisindedir. Filistin’deki halkın yıkılan evinin üstüne çadır kurup direnişinde ısrar etmesi bu konuda çok önemli bir örnektir. Bireysel, ailevi gibi dar çıkarlar arka plana atılmak durumundadır. Bu dar çıkarlar, halk çıkarlarının önüne geçemez. Çünkü Kürt halkı yüzyıllardır bir soykırım cenderesinin içerisinde. Bu soykırım saldırıları yalnızca Türk devleti tarafından da yürütülmüyor. 15 Şubat komplosunda yer alan devletler başlıca olmak üzere bir bütün olarak kapitalist güçler bu soykırım saldırılarını doğrudan ya da dolaylı destekliyor. Bunun için sorun sadece Türk devleti ile savaşmak değildir. Bütün süper güçler karşısında Kürt halkı direnmek zorundadır. Direnişin olmaması halinde Türk devleti tarafından soykırıma uğratılan Asuri, Süryani halkı gibi sayıları çok az olan bir azınlığa dönüşecektir. Elbette aklı başında, özgür yaşam tutkusu olan Kürt halkı direnişte ısrarcıdır. Kesinlikle kurbanlık koyun gibi celladını beklemedi ve bundan sonra da beklemeyecek.

O halde tek kurtuluş yolunun Devrimci Halk Savaşı olduğu bilinciyle ve inancıyla ertelemeksizin örgütleme başlamalı. En önemli ve öncelikli görev savaşa dair yaşam tarzını oluşturmaktır. Bunun için derhal oluşturulmaya çalışılan modernist yaşam ve popüler kültürden tiksinerek kaçmak gerekir. Bu tür yaşam tarzı ve kültürsüzlük bu örgütlülüğe ulaşmamız önünde en büyük engellerden biridir. Bunun bilinci ile modernist yaşam tarzı ve popüler kültür denen kültürsüzlük hayatı anlık yaşamaktan vazgeçip yarınımızı planlayarak geçirmek gerekir. Bu yaşam tarzı Kürt halkına zarar vermek ve kaybettirmek dışında hiçbir katkı sağlamamaktadır.

Madem soykırıma uğratılmak isteniyoruz o halde direnmekten ve savaşmaktan başka bir çare yok. Tek kurtuluş yolunun Devrimci Halk Savaşı olduğu gerçeği ile hareket ederek öz gücümüzle soykırım kıskacını yerle bir etmeliyiz. Bunları yapmamamız halinde yok olmak dışında bir şansımız kalmayacak.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here