Özgür: Beritan herkesten önce tasfiye ve teslimiyete tavır aldı

0
132

Kürt kadın gerilla Bêrîtan (Gülnaz Karataş), 25 Ekim 1992 günü Türk devleti ve KDP’nin Kürdistan Özgürlük Gerillası’na karşı yürüttüğü saldırıda direnerek şehit düştü. Bêrîtan’ın 30. şehadet yıl dönümü nedeniyle ANF’ye konuşan YJA Star Komuta Konseyi Üyesi Hêzil Özgür, Bêrîtan’ın öncülük ettiği çizgiyi, PKK içinde kadın ordulaşması ile günümüzde artık dünya çapında değişime öncülük eden kadın özgürlük ideolojisinin nasıl ortaya çıktığına dair değerlendirmelerde bulundu.

Şehit Bêrîtan şahsında özgürlük şehitlerini anarak sözlerine başlayan Hêzil Özgür, 1992’nin Kürt Özgürlük Hareketi açısından kritik bir yıl olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: “Hem Türk devleti hem uluslararası hem de yerel Kürt güçleri ortak bir cephede birleşerek Xakurkê ve Heftanîn’de hareketimize yönelik bir saldırı operasyonu başlattı. Yoğun bir savaş yaşandı. Hareketimizin tasfiyesi, teslim alınması hedeflendi. Bu saldırı karşısında Xakurkê ve Heftanîn’de büyük bir direniş sergilendi.”

TASFİYE VE TESLİMİYETE TAVIR ALDI

Özellikle Xakurkê’de Türk devleti, KDP ve YNK güçlerine karşı büyük bir savaş verildiğini hatırlatan YJA Star komutanlarından Hêzil Özgür, o dönemde yaşananlar ve Bêrîtan’ın iç ihanet ve tasfiyeci çizgiye karşı sergilediği direnişe ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Orada heval Bêrîtan takım komutanıydı. Heval Bêrîtan tecrübeli bir arkadaştı, daha önce basın alanında çalışmıştı ve Rubarok eylemine katılmıştı. Güney Savaşı’nın başında da Xakurkê cephesinde yer alarak savaşa öncülük etmişti. Xakurkê’deki güçlere teslimiyet dayatılıyordu. O dönem Ferhat (Osman Öcalan) da bu alanın komutanı olarak oradaydı. Ferhat şahsında teslimiyet çizgisi ortaya çıktı, o kayıtsız-şartsız YNK, KDP ve Türk devletinin teslimiyetini kabul etti. O dönem orada savaşan arkadaşlarımız zaferi elde etmek için canlarını ortaya koydular, harekete dayatılan tasfiye ve teslimiyet çizgisine karşı tavır aldılar. Bu tavrı herkesten önce sergileyen de heval Bêrîtan oldu.

Ferhat, teslimiyet çizgisinin başını çekerken heval Bêrîtan da direniş çizgisinin başını çekti. Heval Bêrîtan zaten kanının son damlasına kadar teslim olmayacağını şehadetiyle ortaya koydu. Şehadetinden önce yaralanmıştı ve ona ‘gel teslim ol’ diye sesleniyorlardı, fakat o ise teslimiyeti kabul etmeyerek uçurumdan atlamayı tercih etti. Tabii ki bu eylemin PKK içindeki fedakârlık çizgisi açısından da önemi büyük. Çünkü PKK tarihi canını ortaya koyarak şehadeti seçen, fedaiyi çizgisinin tercih edildiği örneklerle dolu. Birçok kez en zor ve kritik dönemlerde ortaya çıkarak direniş sergileyen arkadaşlar yeni bir dönemi başlattılar.”

DAĞ KOŞULLARINA HIZLI ADAPTE OLDU

Şehit Bêrîtan’ın aydın ve entelektüel olmasına rağmen dağ koşullarına çok hızlı adapte olduğunu aktaran Hêzil Özgür, “PKK ideolojisini ve Rêber Apo’nun yarattığı çizgiyi hızlıca kavradı, hem içeriye karşı hem de dışarıya karşı bu çizgiyi için mücadelenin içinde yer aldı. O dönem kadın arkadaşların sadece basın-yayın işlerinde kalması gerektiğini veya cephe gerisinde tutarak savaşa katılmasını engelleyen feodal anlayışlar vardı. Heval Bêrîtan duruşu, yaşamı ve tutumuyla sürekli bu anlayışları boşa çıkarmak için mücadele etti” diye konuştu.

Şehit Bêritan’ın sergilediği duruş ve yaşam tarzıyla kadının savaşa bileceğini PKK içinde ispatladığını ifade eden Hêzil Özgür, devamla şu hususlara dikkat çekti: “Her ne kadar heval Bêrîtan mücadele içinde bir yıl gibi çok kısa süre kalmış olsa da, o bir yılı çok dolu dolu geçirdi, böyle bir pratiğin sahibi oldu. Zaten şehadetinden önce Önder Apo’ya, ‘Ben PKK ve Önderlik romanını yazmak istiyorum’ biçiminde bir talebi de olmuştu. Bu talep, Önder Apo’nun dikkatini çekmişti ve onun Önderlik Sahası’na gönderilmesini istemişti. Fakat o arada zaten heval Bêrîtan şehit düşmüştü. Şehadet biçimi kendisine aktarılınca da Önder Apo, PKK içindeki Kürt kadının geldiği aşamaya ilişkin o yıl tarihi değerlendirmelerde bulundu ve iki çizgiye dikkat çekti. Biri teslimiyet, diğeri direniş. Ferhat’ın teslimiyet, Bêrîtan’ın da direniş çizgisini temsil ettiğine dair çözümlemeleri oldu.”

ŞEHADETİ SONRASI KADIN ORDULAŞMASI FİKRİ GELİŞTİ

Bêrîtan’ın şehadetinden sonra Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özellikle hareket içindeki kadınlarla kapsamlı değerlendirmelerde bulunduğunu hatırlatan YJA Star Komuta Konseyi Üyesi Hêzil Özgür, “Heval Bêrîtan’ın şehadeti ardından 1993’te Önder Apo kadın ordulaşması fikrini geliştirdi, bunun perspektifini verdi. Ardından da aynı yılın Kasım ayında, heval Bêrîtan’ın sergilediği direniş çizgisi çerçevesinde PKK içindeki kadın ordulaşması ilan edildi” diye konuştu.

Hem Kürt Özgürlük Hareketi hem gerilla gücü açısından kadın ordulaşmasının tarihi bir dönemi ifade ettiğini aktaran Hêzil Özgür, şu değerlendirmeleri yaptı:

“Kadın ordulaşması ilan edildiğinde hem kuzey hem de güneyde, bütün eyaletlerde kadın birlikleri oluşturuldu ve aynı zamanda özgün eylemlerde gerçekleştirildi. Kısacası kadın ordulaşması, ARGK açısından tarihi bir adımdı. Artık kadın sadece evinin işlerini yapan, çocuk doğuran büyüten veya cephe gerisinde değil ordulaşan, savaşan ve hatta savaş cephesine öncülük eden oldu. Ayrıca savaşın erkek zihniyetiyle değil, kadın zihniyeti ve rengiyle yürütülmeye başlandı. Dünyayı sömüren, zulüm eden ve yok eden erkek zihniyetine karşı bir alternatif gerekiyordu. Bu alternatifi yaratacak olan da kadındı. Çünkü tarih boyunca adaleti, eşitliği ve hukuku geliştiren kadın olmuştur. Kadın anlayışıyla geliştirilecek bir savaş yeni bir dönemi de ifade edebilirdi; kadın ordulaşması da bunun ilk önemli adımıydı.

O süreç birçok kadın arkadaşın emeğiyle gerçekleşti. Örneğin Meryem, Besê, Azime, Jiyan, Şîlan Kobanê ve Delal Amed gibi birçok arkadaş o süreçte önemli roller oynadılar. Bu arkadaşların mirası üzerine bu çalışma, ülke sevgisi ve özgür yaşam temelinde hala da yürütülüyor. Daha sonra Zîlan ve Sema Yüce arkadaşlarının şahsında ortaya çıkan fedailik düzeyi de bunu ifade ediyor ve bu günümüze kadar süregeliyor. Mersin’de Rûken ve Sara arkadaşların gerçekleştirdiği eylem de heval Bêrîtan ve Zîlan çizgisinin devamıdır. Halkımıza sömürü ve tasfiye dayatıldığı sürece bu çizgi hep var olacak, hep sürecek. Yine savaş cephesinde de heval Avzem, Mizgîn, Şaristan ve diğer arkadaşların şahsında bu çizgi sürüyor. Bu arkadaşlar ülkenin savunulmasında üstün fedakârlık sergileyerek yaşamlarını feda ediyorlar.”

KADINLAR BİRLEŞEREK KADIN KIYIMININ ÖNÜNE GEÇMELİ

Kadın özgürlük ideolojisinin dolu bir tarihe, büyük bir birikim ve tecrübeye sahip olduğunu belirten Hêzil Özgür, Kürt kadının öncülük ettiği bu ideolojinin bugün artık dünya kadınları tarafından model olarak alındığını söyledi. Jîna Emînî’nin İran rejimi tarafından katledilmesi sonrası gerçekleşen protesto ve gösterilerin ana sloganının “Jin, jiyan, azadî” olduğuna dikkat çeken Hêzil Özgür, “Bu sloganın yaratıcısı Önder Apo’dur ve kadın özgürlük ideolojisini ifade ediyor. Bu sloganın dünya çapında atılması ve kabul edilmesi Önder Apo’nun ideolojisinin kabul edilmesi anlamına geliyor” diye konuştu.

Ortaya çıkan direnişin kadın özgürlüğü için yeterli olmadığını Hêzil Özgür, kadın birliğinin önemine vurgu yaparak son olarak şu çağrılarda bulundu: “Kadınlar yan yana gelerek birbirlerini tamamlamalı ve kadın kıyımının, talanının önüne geçmeli. Özgür, adil ve demokratik bir yaşamın yaratılması gerekiyor, lakin halklar bunu yeterince hak etmiş durumda. Bu sürece öncülük edecek olan kadındır. Bugün Ortadoğu’daki savaşlarda en çok etkilenenler kadınlardır, bundan dolayı Arap, Fars, Ermeni, Asuri, Kürt, Türk ve diğer halklardan bütün kadınlar birleşerek bu savaşları sonlandırmaları gerekir. Savaşın yerine özgür ve adil bir yaşam yaratılmalı.”

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here