Her Newroz bir yeni başlangıçtır

0
103

Kürtler ve tüm ezilenler yeni bir Newroz’u yaşıyor. Kadınlar 8 Mart coşkusunu ve kararlılığını Newroz’a taşıyor. Kürtler ve ezilenler için her Newroz yeni bir başlangıç oluyor. AKP-MHP faşizmi için pratik yıkılış sürecini başlatacak olan bu Newroz’un da tüm halklar ve ezilenler açısından çok daha önemli bir başlangıç olacağı anlaşılıyor.

Bu Newroz’un belirlenmiş iki temel sloganı var. Birisi ‘Her Der Newroz, Her Dem Azadî’ sloganıdır. Gerçekten de Önder Apo ve PKK ile her yer Newroz alanı ve her an özgürlük mücadelesi ve özgür yaşam haline gelmiştir. Bu temelde Newrozlar daha çok güzelleşip derin anlam kazanmıştır. Diğeri ‘Newroz Ateşiyle Özgürlüğe Yürüyoruz’ sloganıdır. Gerçekten de Newroz ateşi özgürlüğün en güçlü sembolü oluyor.

Bu Newroz’la Önder Apo’nun örgütlü özgürlük yürüyüşü ellinci yılını tamamlıyor. Elli birinci Önderlik yılına giriyoruz. Gerçekten de ellinci yıldönümüne layık kutlamalar yaşanıyor. Depremin derin acısını 8 Mart’ta etkili bir özgürlük bilincine ve eylemine dönüştürdük. Şimdi Newroz’da ozanın deyimiyle acıyı bal eyleyeceğiz. Bizlere ağır deprem acısı yaşatan AKP-MHP faşist yönetiminin çöküş sürecini başlatacağız.

Öncelikle elli yıllık kesintisiz Önderlik Yürüyüşü’nün Kürtler ve tüm ezilenler açısından taşıdığı büyük anlam ve önemin altını çizelim. Açık ki benzer bir örneği daha yoktur. Ve bu elli yıllık yürüyüş öyle düz yolda ve kolayca olmamıştır. Yola çıkış sömürgeci başkentte gerçekleştiği gibi, söz konusu elli yılın yarısı uluslararası komploya karşı mücadele halinde ve İmralı işkence ve soykırım sistemi içinde geçmiştir. Böyle bir baskı ve saldırı sürecine dayanmak kuşkusuz kolay bir şey değil. Önder Apo’nun deyimiyle, eğer yüce amaçlar için olmazsa, değil elli yıl dayanmak, elli dakika bile insan dayanamaz. Belli ki her şey yüce özgürlük amacı için olmuştur. Ve bu elli yıl, Kürtlerin ve insanlığın özgürlük yürüyüşüne çok ama çok şey kazandırmıştır.

Şimdi Önder Apo ile elli birinci Newroz yılının da tarihin en anlamlı özgürlük mücadelesine ve kazanımına sahne olacağı açıktır. Kürtler ve dostları, Apocu Çizgide Newrozlaşarak yürüyecek ve mücadele edeceklerdir. Newrozlaşan Kürt gerçekliğini tüm insanlığa bir kez daha gösterecekler. AKP-MHP faşizmini yıkarak, Kürt özgürlüğünün ve Demokratik Ortadoğu’nun önünü açacaklar. Newroz böyle bir pratik sürecin startını verecek.

Kuşkusuz bu iş öyle kolay ve kendiliğinden olmayacak. Elbette planlı ve örgütlü bir büyük mücadeleyi gerektirecek. İşte böyle bir mücadeleyi Newrozlaşan Kürt halkı öncülüğünde tüm Türkiye halkları ve kadınları yürütecekler. Türkiye’nin ve insanlığın başına bela olan AKP-MHP faşist yönetimini tarihin çöp sepetine atacaklar. Baş belası DAİŞ faşizmini nasıl yenilgiye uğrattılarsa, DAİŞ’in suç ortağı konumunda olan AKP-MHP faşizmini de yıkıp yenilgiye uğratacaklar. Böylece de Kürt özgürlüğü temelinde Demokratik Ortadoğu’nun ve özgür insanlığın önünü açacaklar.

Gerçekten de bu satırları yazarken durumu çok abarttığımızı ve AKP-MHP faşizmini olduğundan daha büyük gösterdiğimizi düşünmüyoruz. Özellikle son sekiz yılda bu ittifakın yürüttüğü Kürt soykırım savaşı ile Türkiye’yi felâkete sürüklediğini ve Ortadoğu’daki demokratik gelişmelerin, Arap baharının önünü kapattığını çok iyi görüyoruz. Şimdi halklar bu durumun acısını yaşıyorlar. Kurdistan’daki soykırım savaşı adeta tüm demokratik gelişmelerin önünü tıkatıyor.

Şimdi işte bu tıkacın ortadan kaldırılması, yani AKP-MHP faşizminin yenilgiye uğratılması tüm demokratik gelişmelerin önünü açacak. Kurdistan’ı işgalden ve soykırımdan kurtararak, özgür ve demokratik Ortadoğu’nun kalesi haline getirecek. Türkiye’yi faşist baskı ve terörden kurtarıp, Ortadoğu demokratikleşmesinin öncüsü yapacak. Ortadoğu’da erkek egemen zihniyet ve siyasete dayalı gerici egemenliklerin yıkılma ve aşılma sürecini başlatacak. Böylece Özgür Kurdistan ve Demokratik Ortadoğu’nun insanlık için alternatif yaşam sürecini başlatmasını sağlayacak.

Açık ki böyle bir gelişmeye sadece Kürtlerin değil, başta Türkiye ve Ortadoğu halkları olmak üzere tüm insanlığın derin ihtiyacı var. Özellikle de en çok ezilen kesim olarak kadınların büyük ihtiyacı var. Batı Kurdistan ve Çukurova’da yaşanan depremin sonuçları da gösterdi ki, doğanın ve doğada yaşayan tüm canlıların buna büyük ihtiyacı var. Çünkü kapitalist modernite sisteminin esas yüzü olan ulus-devlet faşizmi tüm canlıları tehdit eder hale geldi. O halde insanlığın bu tehditten kurtulması lazım. Bunun için de kadın özgürlüğü, ekolojik ve demokratik toplum gerekli.

İşte AKP-MHP faşizminin yıkılması böyle bir toplumsal gelişmeyi ortaya çıkartacak. Her türlü devrimci ve demokratik değişimin önünü açacak. Kuşkusuz halklar ve ezilenler için büyük ihtiyaç olan özgürlüğü ve demokrasiyi hemen getirmeyecek. Fakat örgütlü ve sürekli mücadele ile her türlü özgürlüğü ve demokrasiyi kazanmanın önünü açacak. Gerisini o sürecin öncüleri ve halk güçleri belirleyecek. Eğer doğru ve sürekli bir mücadele yürütmeyi başarırlarsa, işte o zaman söz konusu gelişmelerin hepsine ulaşacaklar.

2635’inci Newroz işte bu gelişmeleri yaratacak süreci başlatmaya adaydır. Newroz zaten yeni başlangıç demektir. En zor koşullarda gerçekleşen dirilişi ve direnişi ifade eder. Halkların ortak mücadele ve zafer günüdür. Bu Newroz’la da yeni bir mücadele ve zaferin ateşi yakılmaktadır. Gerisi her günü ve her yeri gerçek Newroz haline getirmeye kalıyor. Bu da zaten yaşadığımız Newroz’un temel sloganı oluyor. Demek ki bu Newroz yeni bir zafer yürüyüşünü başlatıyor.

Haydi, bu zafer yürüyüşüne sen de katıl ve Newroz meydanlarında yerini al!

Bu temelde Kürt halkının ve dostlarının Newrozunu kutluyor, yeni Newroz yılında üstün başarılar diliyoruz. Çağdaş Kawa Mazlum Doğan şahsında tüm Newroz şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.

Newroz pîroz be!

 

Kaynak: Yeni Özgür Politika

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here