Zîlan’ın ayıdır Haziran

0
104

FERİDE ALKAN

Kurdistanlı kadınlar olarak Haziran ayını Zîlan ayı olarak karşılıyoruz. Öyle görülüyor ki Haziran ancak Zîlan olursa anlamlı, dolu ve cesur olabilir. Zamana böylesine kendini kazımak; zamanın ruhu, rengi, tanımı olmak ancak Zîlanca bir şey olsa gerek. Zîlan, kadın varoluşunun kendisidir. Toprağa bağlılığın, iradeleşmenin, örgüte dönüşmenin, mücadeleciliğin ve tüm bunların güzellik kanunlarına göre pratikleştirilmesinin adıdır Zîlan ve Zîlan’ın zamanıdır Haziran. Özgürlüğe koşan kadının kıblesidir Zîlan ve koşmanın zamanıdır Haziran.

YÖNÜMÜZ, YÜREĞİMİZ ZÎLAN’DA OLSUN DİYE

Kendisini böylesine somutlaştıran, anlamlandıran, taçlandıran Zîlan’a Haziran’ın zaman olarak cevabı bu görkemli farklılığın farkındalığı değil midir? Bu farkındalık değil midir ki dirhem dirhem yanmış Sema’yı Mart’tan Haziran’a 80 yeni gün direndiren. Eylemini Mart’ta yapmasına ve hayati düzeyde yanmasına rağmen 87 gün sonra 17 Haziran’da tam da Zîlan’la buluşarak, el ele tutuşarak ölümsüzleşen Sema’nın bu direncinin, bu maraton koşusunun dayandığı gücü kadınlar olarak, özgürlük sevdalıları olarak başka nasıl izah edebiliriz ki? Sema’nın ille Zîlan’la buluşarak hayata gözlerini kapamasının içerdiği mesaj nedir? Yanmaktan daha zor tek şeyin yanmış olarak yaşamaya devam etmek olduğu açıktır. Cayır cayır yanmaya devam ederek ta Mart’tan Haziran’a kadar direnmenin, ille de Zîlan demenin Semaca bir mesaj olduğunu Semayı tanıyan, hisseden, aynı aşktan beslenen herkesin anlayacağı bir durumdur. Gerçekten de Sema bu gerçeğiyle biz kadınlara neyi işaret etmiş, bizleri nereye, kime yöneltmiştir? Çok açıktır ki Zîlan’a. Yönümüz, gözümüz, yüreğimiz Zîlan’da olsun diye tam 87 gün yanarak, yanmada özgürleşerek Haziran 17’de ölümsüzleşmiştir Sema.

BİLİNÇLİ, ENTELEKTÜEL VE İNANÇLI

Bunu aşırı soyutlama, fazla idealistleştirme, en iyi niyetle edebileştirme olarak algılayabilir birçokları. Ancak kendi adıma inandığım, hissettiğim, bildiğimi sandığım gerçeği en yalın anlatımdan başka bir çabaya girmediğimi belirtmek isterim. Sema Yüce kadar bilinçli, derin, entelektüel, inançlı bir kadın öncünün her hareketinin ideolojik, felsefi bir karşılığının, amacının olduğuna şüphe yoktur. Kadın kurtuluş ideolojisindeki derinleşmesi, kadına partileşmesi gerektiği yönündeki vasiyeti ve kadın özgürlük mücadelesindeki bilinç – vicdan derinliği, eylemciliği, en önemlisi de tüm bunların dayandığı Önderlik algısı kesinlikle bu düzeyde ele almayı, tanımayı gerektiriyor.

TÜM SINIRLARA MEYDAN OKUMANIN EYLEMİ

Adım kadar eminim ki; imkanı olsaydı Sema, tıpkı Zîlan gibi gerilikte, karanlıkta, egemenlikte, sömürgecilikte yani düşmanda patlamak isterdi. Zindanın hain sınırlılığında kendini ateş topu yapmaktır tüm sınırlara meydan okumanın, parçalamanın eylem biçimi. Sema’da gerçekleşen de budur. O koşullarda tüm sınırlara inat eylemcilik, Şemdin’de somutlaşan ihanete karşı Önderliğe, halka bağlılığı, Mazlum öğretisinde, Newroz direnişinde haykırmaktır. Sema da bunu yapmıştır. Sema Yüce, Şemdin şahsında Newroz kutsallığına, halkımıza dayatılan ihanetin karanlığını “düzeyi ne kadar büyük olursa olsun hiçbir ihanetin bağlılıklar kadar etkili olamayacağı” bilinciyle yırtmış, 98 Newrozuna eylemiyle yön vermiştir. Hayata veda etmek, ölümsüzleşmek için yanmış bedeniyle Haziran’a kadar direnerek Zîlan’la buluşmuştur. Yani aslında Sema, ihanet karşısında halka karşı militan görevini Mart’ta yapmış, ancak hayalini ebedileştirme arayışını, büyük mutluluğunu Haziran’da Zîlan’da gerçekleşerek ortaya koymuştur. Bu büyük gerçekleşmeye, görkemli derinliğe, muhteşem anlama akıl – yürek, bilinç – vicdan erdirmek bizim arayışımız, bizim kapasitemiz, bizim ufkumuzla ilgilidir.

HAZİRAN’IN RUHUDUR ZÎLAN

Zîlan, cesaretin tanrıçalaşmasıdır. Ve Haziran Zîlan’nın zamanıdır. Kadın toplumsallığına, yurtseverliğine, anlamlı yaşam arayışına, özgürlük tutkusuna haince, kalleşçe yönelen ataerkil zihniyete, devletçi sisteme, egemenlikli iktidara bilinçle, yürekle başkaldırıdır Zîlan. Cesaret bu başkaldırının gerekçelerinden alınan gücün sonucu, eyleme, sonuç alıcılığa dönüşmenin ifadesidir. Zîlan’da açığa çıkan, örgütlenen cesaret tanrısaldır. Zamanın da bir ruhu varsa –ki var- kesinlikle Haziran’nın ruhudur Zîlan. Bu ruh özgürlük adına, eşitlik adına fedai bir ruhtur. Anlamlı yaşam arayışı adına büyük eylem ruhudur. İnsanlık sevgisi, kadın sevgisi adına tutkulu aşkın ruhudur. Özgürlük öğretisinin, kurtuluş felsefesinin, aşk işçiliğinin öncüsü Rêber Apo’ya kadınca bağlılığın ruhudur. Bu ruh, Kadın Özgürlük Hareketi’nin Bêrîtan, Bêrîvan, Zekiye, Viyan, Nûcanlardan süzülmüş militanlık ruhudur. Zîlan, Haziran’nın ruhudur. Haziran, anlamın zamanıdır. Anlam arayışında tanrıçalaşma noktasıdır Zîlan.

ZÎLAN’IN ZAMANDA GERÇEKLEŞTİĞİ NETTİR

Kadın olmak adına, insan olmak adına, Kürt olmak adına gelecekten beklentimizin, mevcut olanla kavgamızın yarattığı sonuç kadar varız. Bu var olmaların ideolojik, felsefi dayanakları, biçimleri kadar anlamlıyız. Hepimiz, daha gerçekçi bir tanımla birçoğumuz “nasıl yaşamalı?” sorusuna cevap arayışındayız. Bazılarımız cevabı gerçeğe dönüştürme eylemcileriyiz. Zaman ancak ona yüklenenlerle, ona sığdırılanlarla somuta dönüşebilen bir olgudur. Yeni yaşam arayışında, özgürlük mücadelesinde emek adına, bağlılık adına, cesaret adına, bilinç adına, kısaca eylem adına zamana sığdırdıklarımız, zamana yüklediklerimiz kadar var olduğumuz, bunun kadar halkımızca, kadınlarımızca, yoldaşlarmızca kabul gördüğümüz açıktır. Eğer böyle ise yeni yaşam adına anlam arayışınızda Zîlan’ın en büyük eylemin ve en anlamlı yaşamın sahibi olarak zamanda gerçekleştiği nettir. Aynı şekilde bu gerçekleşmenin zamanı olarak Haziran’ın Zîlan’laştığı ortadadır. Zîlan, militan iradeleşme olarak kişi iradesinin yücelmesidir. Haziran, bu yücelmenin zamanıdır.

FEDAİLİK, ŞAHSINDA ÖRGÜTLÜLÜĞE DÖNÜŞTÜ

Mücadele gerekçelerine ve değerlerine bilinçle, yürekle bağlılığın kişisel iradeleşmesidir fedailik. İnsanlığa, halka, özgürlük değerlerine bağlılığının gereklerini yerine getirme, direktif ve talimatlarını kendinden alabilen sorumluluk anlayışı ve kişiliğidir. Bu anlamda Zîlan fedailiğin kişiliğinde, şahsında en üst düzeyde örgütlülüğe dönüştüğü öncü militan duruştur.

GULAN’IN HAİNCE KATLEDİLİŞİDİR DE HAZİRAN

Haziran, fedailiğin eyleme dönüştüğü zamanın adıdır. Fedailiği bir yaşam, mücadele, çalışma anlayışı – tarzı haline getirmenin, kadınca bağlılığın eylem örgütünü geliştirmenin, bu anlamda Zîlan’ı uygulamanın, Zîlan’ı örgütlemenin öncüsüdür Gulan. Gulan yoldaşın haince katledilişidir Haziran. Zîlanlaşan Haziran’da Zîlanca yürümeyi esas almış Gulan’ı katletmedeki amaç herkesçe aşikardır. Kadını karanlığa mahkum etmek isteyen erkeğin, iktidarcı zihniyetin Kadın Özgürlük Hareketi’ne büyük tuzağının çok bilinçli seçilmiş kurbanıdır Gulan. Bu katledilişin zamanıdır Haziran. Hiç kimse Kadın Özgürlük Hareketi’ne atılacak bir kırma harekatı için Haziran’dan daha uygun bir zamanın olabileceğine ihtimal verebilir mi? Hiç sanmıyorum. 17 Haziran’da Zîlan’la buluşmuş Sema’yı, 30 Haziran’da tanrıçalaşmış Zîlan’ı, fedailiğin, iradeleşmenin, cesaretleşmenin ruhu olmuş Haziran’ı tersine çevirme amacının, hedefinin ürünüdür. Rêber Apo’nun tabiriyle “Zîlan’da komutanlaşmış kadını ve onun emir eri olan erkeği” sindirememiş karanlık zihniyetin, iktidarcı çeteciliğin kadınlı – erkekli- oyunudur 9 Haziran. 9 Haziran’ın kurbanıdır Gulan. Zîlan’la, Sema’yla aydınlanmış, yeni yaşam arayışımızda anlam zamanı olmuş Haziran’ı karanlığa mahkum etmenin, korku tuzaklarına düşürmenin, güvensizlik denizlerinde boğmanın, anlamsızlık hastalığıyla öldürmenin amaç ve sonucudur Gulan yoldaşın katledilişi. Zîlan’a, Zîlanca mücadeleye, Zîlanca iradeleşmeye ancak Gulan hedeflenerek, böyle haince katledilerek darbe vurulabilirdi. Gulan, Zîlan’da gerçekleşen fedailiği örgüte dönüştüren kadın gücünün ifadesidir. Gulan, fedailiği bir yaşam örgütü, eylem örgütü haline getirirse kadının yaşam ölçülerinin düzeyi sosyal reforma geçit vermeyecek kadar yükseklerde, yukarılarda olacaktı. Fedailik kadını Zîlanlaştıracak, erkeği emir eri yapacaktı. Yani militan bir örgüt ve onun militan kadrolarını yaratacaktı.

HAZİRAN, BAŞTAN SONA İSYAN

Zîlan, uzaklarda bir yıldız, yüreklerde bir hissediş olmanın ötesinde yaşamın dili, eylemi, kişiliği haline gelecek ve tüm kadınları verili erkek dayatmalarının, kadın gericiliklerinin dışına taşıracaktı. Yani tüm anlar, tüm zamanlar Haziranlaşacak, herkes Zîlanlaşacaktı. 9 Haziran’ın tüm bunlara atılmış bir tuzak, vurulmuş bir darbe olduğunu kim inkar edebilir ki? Haziran baştan sona isyan ve Zîlan isyanlaşmada kadınca eylemcidir. Bu yıl ki Haziran’a da Zîlanca girdik. Her taraf isyan kokuyor. Yaz gelmesine rağmen rüzgarlar fırtına tadında esiyor. Siyasal nedenlerin yol açtığı sonuçlar, dilimizi farklılaştırsa da yoldaşlarda fedailik militanlaşıyor, eylemselleşiyor. “Önderliksiz yaşam asla’’ şiarında eylemsel gerçekleşmesini yapan yoldaşlar, kim ne derse desin sürece yön veriyor. Dünyanın merkezi Ortadoğu’nun ağır siyasal atmosferinde iktidar dengelerine, kurulu ittifaklara, klişeleşmiş zihinlere darbe olacak vuruş gücüne sahip eylemselliğin, nerede olunursa olsun fedaice katılımda yattığı açıktır.

GÜÇLÜ PARTİ, ETKİLİ MİLİTAN OLMAK İÇİN

Kadın Özgürlük Hareketi ve onun öncü partisi olarak Haziran’ı Zîlanca karşılamak, Zîlanca yaşamak, Zîlanlaşmak zamanı. Yeni bir Zîlan ayını, son yılların acı deneyimlerinden damıtarak ulaştığımız tecrübelere de dayanarak gerçekten Zîlanca karşılamak zorunda olduğumuzu, başka tür özgürlükçülüğün kadınlar adına, insanlık adına kurtarıcı, geliştirici değerinin olmadığını büyük oranda anlamış durumdayız. Sema Yüce’nin vasiyet ettiği gibi ekmek ve sudan önce kadınlar olarak kurtuluş ideolojimiz ve onun örgütlendirilmesi anlamında partileşmemizin değerini kavrayarak yaşamalı, kadın kurtuluş ideolojisi temelinde güçlü parti, etkili militan, eylemci olabilmek için yönümüzü, yüreğimizi Zîlan’a döndürmeli, Zîlan’da gerçekleşmeliyiz.

ÜÇ BOYUTLU GÜZELLİK VE GERÇEKLİK

Tüm kadınların anlam zamanıdır Haziran. Bu anlamı bulacağımız kadın şahsiyetlerdir Zîlan, Sema ve Gulan. Üç boyutlu bir güzellik. Üç boyutlu bir gerçeklik. Kendimizi hangisinde ne kadar buluruz, ne kadar hangisi olmak isteriz ya da üçünün toplamından ortaya çıkan Özgürlük Hareketimizin kadın olarak neresindeyiz? Bu Haziran vesilesiyle içine gireceğimiz en anlamlı yoğunlaşmadır Zîlan, Sema, Gulan. Her birinin kadın olarak, militan olarak, insan olarak gerçeğinden alacağımız çok fazla şey olduğu açık. Aynı şekilde her üçünün kadın hareketi içindeki gerçekleşmelerinden, bulundukları süreçlerde ve mekânlarda kadınlar ve Hareket olarak onları ele alışlarımızdan, onları kavrayışlarımızdan alacağımız çok fazla sonuç var. Süreci Zîlan heyecanında, Sema derinliğinde, Gulan kararlılığında karşılayalım. Karanlığa, sıradanlığa, kendiliğindenciliğe, komploculuğa meydan okuyalım. Zîlan ayı Haziran’ı, kadın zamanları olarak anlamlandıralım. Anlamda özgürlük, anlamda eşitlik, anlamda yeni insanı, yeni yaşamı yaratalım. Zîlan olsun tüm kadınlar, Haziran olsun tüm zamanlar…

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here