HSM: 15 Ağustos Atılımı yalnızca bir askeri eylem değildir; aynı zamanda ulusal bir meşru savunma hamlesidir

0
167

Komutanlık, “Halkımızın Diriliş Bayramı olan Şanlı 15 Ağustos Atılımı’nın 37’inci yıldönümünü başta bu dirilişin gelişmesinde en büyük emeğin sahibi olan Önder Apo olmak üzere, tüm halkımıza, şehit ailelerimize, halkımızın dostlarına, ilerici insanlığa ve tüm mücadele sahalarında görev yürüten yoldaşlarımıza kutluyor, 38’inci yıl mücadelesinde üstün başarılar diliyoruz” dedi.

“15 Ağustos Atılımı, tarihi bir adımdır. Kürdistan halkı açısından önemli başlangıçları ifade etmektedir” denilen açıklama şunlar belirtildi: “Şüphesiz elde edilen tüm başarılar ve kat edilen mesafe şehitlerimizin kanıyla elde edilmiş ve bugünlere gelinmiştir. Bu nedenle Kürdistan’da başarı kazanan doğru-devrimci askeri çizginin kahraman komutanı Egîd (Mahsum Korkmaz) yoldaş şahsında, tüm şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyor, şehitlerimize verdiğimiz sözü bir kez daha yineliyoruz. Kahraman şehitlerimizin çizgisinde daha güçlü yürüme ve anılarını, Özgür Önderlik Özgür Kürdistan amacına başararak yaşatma kararlılığımızı belirtiyoruz.

15 Ağustos Atılımı, sömürgeci güçler tarafından özellikle de Şark Islahat Planı ve 12 Eylül Cuntası çerçevesinde sistematik bir şekilde dayatılan kültürel ve fiziki soykırım politikalarına karşı, halkımızın varlığını koruma ve özgürlüğünü elde etme savaşının başlangıcıdır. 15 Ağustos 1984 günü küçük ve inançlı bir grup tarafından sıkılan ilk kurşun, halkımız açısından büyük gelişmelere vesile olmuştur. 15 Ağustos Atılımı yalnızca bir askeri eylem değildir; aynı zamanda ulusal bir meşru savunma hamlesidir. 15 Ağustos Hamlesi, yok olmanın eşiğine gelmiş olan bir halkın baş aşağı gidişine yapılmış tarihi bir müdahaledir. Ulusal, ideolojik, siyasi, toplumsal ve kültürel yanları da en az askeri yanı kadar ağır basan bu hamle, her şeyden önce Kürdün zihnindeki kölelik zincirlerine ve teslimiyete karşı bir çıkıştır. Kürt halkının bu çağdaş isyanı büyük bir karar, inanç ve ruhla başlamış, gelişen direniş süreci halkımızın yok oluşunun önüne geçmiş ve bu diriliş kendisiyle birlikte Kürt toplumunda düşünce devrimini, toplumsal devrimi, özgür kadın devrimini ve demokrasi devrimini geliştirmiştir.

Başta Yeni Osmanlıcılık hayalleriyle kendini bölgesel düzeyde bir hegemon güç haline getirmeyi amaçlayan faşist AKP-MHP rejimi olmak üzere halkımızın 15 Ağustos ile birlikte yaşamış olduğu devrimsel gelişmelerde kendi sonunu gören sömürgeci-soykırımcı güçler, içinden geçmekte olduğumuz bu günlerde halkımıza dönük ciddi saldırılar geliştirmektedir. Kendi varlığını sürdürebilmek için halklara ve emekçi sınıflara zar ağlatan bu güçler, mutabık kaldıkları konsept temelinde bir yandan Önderliğimiz üzerindeki tecrit politikalarını derinleştirirken, diğer yandan ise halkımızın tüm toplumsal dinamiklerini baskı ve tutuklamalarla sindirmeye çalışmaktadır. Yine bunlarla paralel bir şekilde, esas olarak Kürdistan Özgürlük Gerillası’na karşı da bir topyekûn imha savaşını sürdürmekte, bu biçimde 15 Ağustos Atılımı’nın yarattığı tüm gelişmeleri ortadan kaldırarak, Kürdistan’da soykırım siyasetini hakim kılmaya çalışmaktadır. Çağımızın en ileri teknolojisi desteğinde, istihbarat ve paramiliter güçlerin yanı sıra, Kürt işbirlikçi güçlerden de faydalanarak sürdürülen saldırılarla özgürlük gerillasını ezmek ve halkımızı soykırımdan geçirmeyi temel amaç olarak önüne koymuştur. Bu faşist rejim, Kapitalist Modernite’nin hegemonik güçlerinden de aldıkları destek temelinde çok yönlü olarak sürdürdüğü saldırı konseptini derinleştirmek istemektedir. Bunun için yalnızca Kuzey Kürdistan’la sınırlı kalmamakta, Kürdistan’ın tüm parçalarına dönük de saldırı dalgasını arttırmaktadır.

Ancak gelişen tüm saldırılar karşısında Kürdistan Özgürlük Gerillası, büyük fedakarlıklar göstererek direnmekte, halkımızın kendisinden beklentilerini boşa çıkartmamak için büyük çaba göstermektedir. Öncelikle 10 Şubat’ta Garê’ye dönük geliştirilen saldırının yenilgiye uğratılması ardından, 23 Nisan tarihi itibarıyla da Avaşîn, Zap ve Metina alanlarına dönük gelişen saldırılara karşı çok tarihi bir kahramanlık direnişi sürdürülmektedir. Aradan geçen 110 günü aşkın zaman diliminde, her türlü kirli savaş yöntemine başvuran faşist Türk ordusu, tüm girişimlerine rağmen amaçladığı işgali tamamlayamamış ve bu alanlar üzerinde hakimiyetini kuramamıştır. Garê Zaferi’nin mimarı Şoreş Beytüşşebap yoldaş şahsında, Türk sömürgeciliğinin Yeni Osmanlıcılık hayallerine en keskin darbeyi indiren kahraman şehitlerimizi saygıyla anıyor, Siyanê’de, Mamreşo’da, Aris Faris’ta, Küçük Cîlo’da, Zendura’da, Werxelê’de ve daha birçok alanda destanlar yaratan yoldaşlarımızı selamlıyoruz.

Kürdistan Özgürlük Gerillası, 38’inci 15 Ağustos yılını gururla karşılamaktadır. Önder Apo’nun Kadın Özgürlüğüne Dayalı Demokratik Ekolojik Toplum Paradigması temelinde, kendisini çağın gereklerine göre yeniden yapılandıran HPG gerillası, yaşadığı derinlik ve yenilenme ile bugün çağın en ileri teknolojisine ve gelişebilecek her türden saldırıya karşı direnebilme ve kazanma kabiliyetine kavuşmuştur. Kapitalist modernitenin ve onun yerli işbirlikçilerinin en çirkef saldırılarına karşı Demokratik Modernite Gerillası biçiminde kendisini ifadeye kavuşturan HPG gerillası, sahip olduğu ideolojik-politik düzey ve edindiği taktik tecrübe temelinde, nereden ve nasıl gelişirse gelişsin, halkımıza ve değerlerine karşı yapılan tüm saldırılardan hesap sormaya muktedirdir. Hakeza, bugün Avaşîn, Zap ve Metina’da ortaya konulan direniş süreci de bunun ispatı olmaktadır. Şimdiye kadar onlarca kez yenilmezliğini ispatlamış olan Kürdistan Özgürlük Gerillası, önümüzdeki mücadele döneminde de nasıl bir zafer gücü olduğunu dost düşman herkese gösterecektir. Bu anlamda 38’inci 15 Ağustos yılı, daha büyük gelişmelerin yaşandığı bir yıl olacaktır.

Bu umut ve inançla bir kez daha 15 Ağustos Diriliş Bayramı’nı kutluyor, tüm mücadeleci güçlere başarılar diliyoruz.”

Halk Savunma Merkezi(HSM) Karargah Komutanlığı, 15 Ağustos Atılımı’nın yıldönümü vesilesiyle yazılı açıklama yaptı.

Komutanlık, “Halkımızın Diriliş Bayramı olan Şanlı 15 Ağustos Atılımı’nın 37’inci yıldönümünü başta bu dirilişin gelişmesinde en büyük emeğin sahibi olan Önder Apo olmak üzere, tüm halkımıza, şehit ailelerimize, halkımızın dostlarına, ilerici insanlığa ve tüm mücadele sahalarında görev yürüten yoldaşlarımıza kutluyor, 38’inci yıl mücadelesinde üstün başarılar diliyoruz” dedi.

“15 Ağustos Atılımı, tarihi bir adımdır. Kürdistan halkı açısından önemli başlangıçları ifade etmektedir” denilen açıklama şunlar belirtildi: “Şüphesiz elde edilen tüm başarılar ve kat edilen mesafe şehitlerimizin kanıyla elde edilmiş ve bugünlere gelinmiştir. Bu nedenle Kürdistan’da başarı kazanan doğru-devrimci askeri çizginin kahraman komutanı Egîd (Mahsum Korkmaz) yoldaş şahsında, tüm şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyor, şehitlerimize verdiğimiz sözü bir kez daha yineliyoruz. Kahraman şehitlerimizin çizgisinde daha güçlü yürüme ve anılarını, Özgür Önderlik Özgür Kürdistan amacına başararak yaşatma kararlılığımızı belirtiyoruz.

15 Ağustos Atılımı, sömürgeci güçler tarafından özellikle de Şark Islahat Planı ve 12 Eylül Cuntası çerçevesinde sistematik bir şekilde dayatılan kültürel ve fiziki soykırım politikalarına karşı, halkımızın varlığını koruma ve özgürlüğünü elde etme savaşının başlangıcıdır. 15 Ağustos 1984 günü küçük ve inançlı bir grup tarafından sıkılan ilk kurşun, halkımız açısından büyük gelişmelere vesile olmuştur. 15 Ağustos Atılımı yalnızca bir askeri eylem değildir; aynı zamanda ulusal bir meşru savunma hamlesidir. 15 Ağustos Hamlesi, yok olmanın eşiğine gelmiş olan bir halkın baş aşağı gidişine yapılmış tarihi bir müdahaledir. Ulusal, ideolojik, siyasi, toplumsal ve kültürel yanları da en az askeri yanı kadar ağır basan bu hamle, her şeyden önce Kürdün zihnindeki kölelik zincirlerine ve teslimiyete karşı bir çıkıştır. Kürt halkının bu çağdaş isyanı büyük bir karar, inanç ve ruhla başlamış, gelişen direniş süreci halkımızın yok oluşunun önüne geçmiş ve bu diriliş kendisiyle birlikte Kürt toplumunda düşünce devrimini, toplumsal devrimi, özgür kadın devrimini ve demokrasi devrimini geliştirmiştir.

Başta Yeni Osmanlıcılık hayalleriyle kendini bölgesel düzeyde bir hegemon güç haline getirmeyi amaçlayan faşist AKP-MHP rejimi olmak üzere halkımızın 15 Ağustos ile birlikte yaşamış olduğu devrimsel gelişmelerde kendi sonunu gören sömürgeci-soykırımcı güçler, içinden geçmekte olduğumuz bu günlerde halkımıza dönük ciddi saldırılar geliştirmektedir. Kendi varlığını sürdürebilmek için halklara ve emekçi sınıflara zar ağlatan bu güçler, mutabık kaldıkları konsept temelinde bir yandan Önderliğimiz üzerindeki tecrit politikalarını derinleştirirken, diğer yandan ise halkımızın tüm toplumsal dinamiklerini baskı ve tutuklamalarla sindirmeye çalışmaktadır. Yine bunlarla paralel bir şekilde, esas olarak Kürdistan Özgürlük Gerillası’na karşı da bir topyekûn imha savaşını sürdürmekte, bu biçimde 15 Ağustos Atılımı’nın yarattığı tüm gelişmeleri ortadan kaldırarak, Kürdistan’da soykırım siyasetini hakim kılmaya çalışmaktadır. Çağımızın en ileri teknolojisi desteğinde, istihbarat ve paramiliter güçlerin yanı sıra, Kürt işbirlikçi güçlerden de faydalanarak sürdürülen saldırılarla özgürlük gerillasını ezmek ve halkımızı soykırımdan geçirmeyi temel amaç olarak önüne koymuştur. Bu faşist rejim, Kapitalist Modernite’nin hegemonik güçlerinden de aldıkları destek temelinde çok yönlü olarak sürdürdüğü saldırı konseptini derinleştirmek istemektedir. Bunun için yalnızca Kuzey Kürdistan’la sınırlı kalmamakta, Kürdistan’ın tüm parçalarına dönük de saldırı dalgasını arttırmaktadır.

Ancak gelişen tüm saldırılar karşısında Kürdistan Özgürlük Gerillası, büyük fedakarlıklar göstererek direnmekte, halkımızın kendisinden beklentilerini boşa çıkartmamak için büyük çaba göstermektedir. Öncelikle 10 Şubat’ta Garê’ye dönük geliştirilen saldırının yenilgiye uğratılması ardından, 23 Nisan tarihi itibarıyla da Avaşîn, Zap ve Metina alanlarına dönük gelişen saldırılara karşı çok tarihi bir kahramanlık direnişi sürdürülmektedir. Aradan geçen 110 günü aşkın zaman diliminde, her türlü kirli savaş yöntemine başvuran faşist Türk ordusu, tüm girişimlerine rağmen amaçladığı işgali tamamlayamamış ve bu alanlar üzerinde hakimiyetini kuramamıştır. Garê Zaferi’nin mimarı Şoreş Beytüşşebap yoldaş şahsında, Türk sömürgeciliğinin Yeni Osmanlıcılık hayallerine en keskin darbeyi indiren kahraman şehitlerimizi saygıyla anıyor, Siyanê’de, Mamreşo’da, Aris Faris’ta, Küçük Cîlo’da, Zendura’da, Werxelê’de ve daha birçok alanda destanlar yaratan yoldaşlarımızı selamlıyoruz.

Kürdistan Özgürlük Gerillası, 38’inci 15 Ağustos yılını gururla karşılamaktadır. Önder Apo’nun Kadın Özgürlüğüne Dayalı Demokratik Ekolojik Toplum Paradigması temelinde, kendisini çağın gereklerine göre yeniden yapılandıran HPG gerillası, yaşadığı derinlik ve yenilenme ile bugün çağın en ileri teknolojisine ve gelişebilecek her türden saldırıya karşı direnebilme ve kazanma kabiliyetine kavuşmuştur. Kapitalist modernitenin ve onun yerli işbirlikçilerinin en çirkef saldırılarına karşı Demokratik Modernite Gerillası biçiminde kendisini ifadeye kavuşturan HPG gerillası, sahip olduğu ideolojik-politik düzey ve edindiği taktik tecrübe temelinde, nereden ve nasıl gelişirse gelişsin, halkımıza ve değerlerine karşı yapılan tüm saldırılardan hesap sormaya muktedirdir. Hakeza, bugün Avaşîn, Zap ve Metina’da ortaya konulan direniş süreci de bunun ispatı olmaktadır. Şimdiye kadar onlarca kez yenilmezliğini ispatlamış olan Kürdistan Özgürlük Gerillası, önümüzdeki mücadele döneminde de nasıl bir zafer gücü olduğunu dost düşman herkese gösterecektir. Bu anlamda 38’inci 15 Ağustos yılı, daha büyük gelişmelerin yaşandığı bir yıl olacaktır.

Bu umut ve inançla bir kez daha 15 Ağustos Diriliş Bayramı’nı kutluyor, tüm mücadeleci güçlere başarılar diliyoruz.”

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here