YBŞ: Fedaral Demokratik Irak’ı ve Özerk Şengal’i gerçekleştirelim

0
158

Şengal Savunma Birlikleri (YBŞ), 3 Ağustos 2014’te DAİŞ çetelerinin Êzidîlere yönelik soykırım saldırılarının yedinci yıldönümünde yaptığı açıklamada, “Özerk Şengal’i gerçekleştirmeye” çağırdı.

Yazılı bir açıklama yapan YBŞ, “Halkımıza yönelik DAİŞ çetelerinin eliyle gerçekleştirilen 73. Ferman 7. yıl dönümünü yaşadığımız bugünlerde YBŞ ve YJŞ güçleri olarak 8. yılında da büyük şehitlerimiz olan Ş. Mam Zeki, Ş. Berxwedan, Ş. Zerdeşt, Ş. Nazê öncülüğünde direnişimizi büyüterek Fedaral Demokratik Irak’ı ve Özerk Şengal’i gerçekleştirelim” dedi.

Açıklamada devamla şunlar ifade edildi: “Halkımız ve tüm dünya halkları 73. Fermanla gördüler ki katliam ile karşı karşıya kalan haklar, kendilerini örgütlememekten ve kendi öz güçlerini oluşturmamalarından kaynaklı her zaman katliamlarla karşı karşıya kalmışlardır. Halkımız kendi makul tarihlerinde yaşadığı gibi her zaman farklı güçlere güvenmiştir. 73. Ferman’da da KDP’ye güvenen halkımız, KDP’nin halkımıza sırt çevirip, halkımızı katliamla karşı karşıya getirmesi de gösteriyor ki öz gücüne dayanmayan bir güç, hareket, halk her zaman katliamlarla karşı karşıya kalır. Halkımız 73. Fermandan ve daha önce halkımıza yaşatılan katliamlardan büyük dersler çıkararak, kendi öz örgütlülüklerini geliştirerek, öz gücüne dayanarak, Demokratik Ulus Paradigması bünyesinde bölgede rol oynamaktadır. Ve Demokratik Ulus Paradigması ile ancak tüm katliam ve saldırılara cevap olunabileceğini iyi bilen halkımız, Demokratik Ulus Paradigması çerçevesinde Federal Demokratik Irak ve Özerk Şengal’i gerçekleştirerek şu ana kadar halkımıza yönelik gerçekleştirilen tüm katliamlara ve sonuncusu 73. Ferman cevap olunabileceğini yakından gördü. Bunun içinde ancak öz örgütlülüğümüzü geliştirerek, öz savunma temelinde halkımıza yönelik gelişebilecek tüm saldırılar karşısında durabiliriz.

73. Ferman’ın üzerinden 7 yıl geçti. Hem Şengal’in özgürleştirilmesinde hem de savunulup, huzura kavuşmasında YBŞ ve YJŞ güçlerimiz büyük roller oynamıştır. Bu geçen 7 yıl boyunca Şengal’in huzurlu ve güvene kavuşmasından dolayı halkımızın geri dönüşleri de yaşanmıştır ve yaşanmaktadır. Ve şuana kadar binlerce ailemiz, Şengal’e, kendi öz yurtlarına dönmüşlerdir. Bu da Êzidî tarihinde bir ilktir. Çünkü önceki katliamlarda halkımızın, kendi topraklarına dönme şansları yoktu ve her katliam ardından halkımız kendi topraklarından göç ettirilmek zorunda kalmışlardır. Ancak 73. Fermanın ardından YBŞ ve YJŞ güçlerimizin ve halkımızın büyük direnişleri ile halkımızın bu makul tarihine son verilmiş ve halkımızın geri dönüşlerine vesile olmuştur. Bu direnişte kendisiyle birlikte, Demokratik Ulus Paradigması bünyesinde halkımız başta olmak üzere tüm bölge halklarında kendini örgütlemeye, öz gücünü oluşturmaya, huzurlu ve rahat bir yaşam sürmelerine zemin olmuştur. Tabi ki bunda da en büyük pay, şüphesiz şehitlerimizin görkemli direnişleridir. Bu 7 yıllık direnişte başta Mam Zeki, Agit, Dilşer, Nujin, Berxwedan, Dilgeş, Berivan, Nujiyan, Zerdeşt ve Nazeler başta olmak üzere 400 şehidimizin direnişleri, mücadeleleri ve emekleri ile bugüne gelinmiş ve büyük kazanımlar elde edilmiştir.

73. Katliamdan sonuç alamayan planlayıcısı ve uygulayıcısı olan faşist Türk devleti ve onun işbirlikçileri bugün tekrardan gerçekleştirdiği saldırılar ile 73. Katliamı sonuçlandırmak istiyor. Katliam saldırıları ile karşı karşıya olduğumuz bir dönemi yaşıyoruz. Ayrıca faşist Türk devleti ve onun bölgedeki işbirlikçi gücü KDP, Hewler-Bağdat anlaşması ile bu katliam saldırılarını devam ettirmek ve sonuçlandırmak istiyor. 9 Ekim 2020 yılında Bağdat-Hewler anlaşması ile 73. Katliamı sonuçlandırmak isteyenlerin emelleri gün yüzüne çıktı. 73. Katliam da rol oynayanların, 9 Ekim günü, 73. Katliamı sürdürmek için ve bugüne kadar büyük bedellerle verilen şehitlerimizin ve halkımızın emeklerine saldırıları devam etmektedir. Ancak YBŞ ve YJŞ güçlerimizin ve halkımızın nasıl ki 3 Ağustos 2014 tarihinde 73. Fermana yönelik gerçekleştirdikleri büyük direnişleri ile sonuçsuz bıraktıysak, Şengal’i özgürleştirip, huzura kavuşturduysak, bugünde şehitlerimizin görkemli direnişleri öncülüğünde direnerek bu katliam saldırılarını boşa çıkaracağız. Şu da bir gerçek ki; katliamcılar her zaman emellerini gerçekleştirmek için durmayarak saldırılarını sürdürecektir. Bunun için başta halkımız olmak üzere tüm Kürt halkı ve bölge halkları için katliam tehlikesi devam etmektedir.

2014 yılında halkımızı savunmak için gelen güçlere karşı bugün görünüyor ki dün DAİŞ çetelerine destek verip, Êzidîlere saldırtan Türk devleti, bugün de KDP’ye destek verip, halkımıza ve 2014 yılında halkımızı savunan özgürlük savaşçılarına karşı saldırtmaktadır. Bizler bugün bu işgalci güçlere diyoruz ki; eğer bu saldırılar devam ederse biz YBŞ güçleri olarak sessiz kalmayacağız. Bugün Kürdistan topraklarını Türklere peşkeş çekenlere ve Irak topraklarına saldıranlara karşı sessiz kalmayacağız. Irak’ın bir karış toprağına saldırı olursa bizler Irak’ı savunmayı kendimize bir görev olarak biliyoruz. Ve bizim 400 şehit ile özgürleştirdiğimiz bu toprakları bazı güçlere peşkeş çekmek isteyenlere şunu diyoruz ki; bizler bu güne kadar verdiğimiz şehitlerin mücadelelerini daha güçlendireceğiz ve bu toprakları bedeli ne olursa olsun savunacağız. Bunun için dost ve düşman bunu çok iyi bilsin ki; Şengal bedelsiz kazanılmadı. Bedel verdiğimiz bir karış toprağı ise kanımızın son damlasına kadar savunacağımızı belirtiyoruz.

Bunun için biz YBŞ ve YJŞ güçleri olarak nasıl ki bu geçen 7 yıl içerisinde Mam Zeki, Berxwedan, Zerdeşt, Hamit, Nazê ve Berivan öncülüğünde büyük direnerek katliamcılara cevap olduysak, bugünde bu öncü şehitlerimizin direnişleri öncülüğünde büyük direnerek bu işgal saldırılarına cevap olacağız. Bunun için halkımız başta olmak üzere Irak ve bölge halklarına çağrıda bulunuyoruz; Gelin birlikte 73. Fermanın 8. Yılında da YBŞ ve YJŞ güçleri etrafında kendi öz savunmamızı geliştirelim ve işgal saldırılarının önüne geçelim ve büyük direniş ve örgütlülük ile özgürlüğümüzü koruyalım ve büyük kazanalım diyoruz.

Bunun yanında tüm dünya kamuoyuna da şunu söylüyoruz; biz bu toprakların kadim halkı olarak kendi topraklarımızda kendi kültürümüz ve inancımız ile binlerce yıldır nasıl yaşadıysak bundan sonra da yaşamaya devam edeceğiz. Bunun için binlerce yıldır halkımızın kültürüne, tarihine ve inancına yönelik tarihten bu yana katliam saldırıları düzenleyen faşist Türk devletinin, DAİŞ çetelerine verdiği destekler bilinmektedir. Bunun için tüm dünya kamuoyu ve dünya halkları, insanlık suçu işleyen DAİŞ çetelerinin destekleyicisi, planlayıcı ve lojistik destekçisi Türk devletini Uluslararası Mahkeme’de yargılamalıdır. Bunun için tüm demokratik halkları, insan hakları kuruluşları ve Avrupa devletlerini bu konuda göreve çağırıyoruz. Türk devletinin bölgede yürüttüğü insanlık dışı siyasetten dolayı artık yargılanmalıdır diyoruz.”

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here