Murat Karayılan: Şuanda ciddi anlamda düşmanın çaresizliği söz konusu

0
188

15 Ağustos Atılımı’nın 37. yıldönümü vesilesiyle değerlendirmelerde bulunan PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, röportajın 2. kısmında Türk devleti ve gerilla güçler arasından yaşanan savaşın son durumuna ilişkin bilgiler paylaştı.

NATO’nun gücünü arkasına alan Türk devletinin son 6 yılda aralıksız bir şekilde saldırılarda bulunduğunu vurgulayan Karayılan, istediği sonucu elde edemeyen Türk devletinin yılın ilk aylarında diren Medya Savunma Alanları’na yönelik işgal harekatı başlattığını ifade etti. İşgal saldırıları öncesi Türk devlet yetkililerinin Irak ve Hewlêr’e giderek destek aldıklarına dikkat çeken Karayılan, işgal harekatın 10 Şubat’ta Garê’ye yönelik saldırılarla başladığını belirtti.

ANF‘de yer alan röportajın ikinci kısmı şöyle:

Teknoloji ve istihbarat ile her şekilde sonuç alacağını zanneden Türk devletinin gerilla direnişine çarptığını kaydeden Karayılan, “Yaklaşık 4 aydır düşmanın operasyon başlattığı bölgelerde ciddi bir savaş var. Bazı yerlerde düşman kısmi bir yerleşme içine girmişse de tünellerin olduğu bölgelerde aylardır bir ilerleme sağlayamadı. Avaşin hattında bir koridor oluşturup arkadaşların etrafını sarma gibi girişimler oldu. Ancak yoğun bir direniş ile karşılaştılar ve geri çekilmek zorunda kaldılar. Tünellerin olduğu yerlerde kimyasal silah kullanmalarına rağmen bir ilerleme sağlayamadılar. Arkadaşlarımızın yıllarca hazırlık yaptığı bölgelerde tünellerde ciddi anlamda düşmanın çaresizlik durumu söz konusu” dedi.

DÜŞMAN TEKNOLOJİ VE İSTİHBARAT İLE HER ŞEKİLDE SONUÇ ALACAĞINI ZANNETTİ

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, ANF’ye verdiği röportajın 2. kısmında şu hususlara dikkat çekti:

“15 Ağustos Atılımı’nın yıldönümünün yaşandığı bu günlerde Kürdistan özgürlük gerillası ve mücadelemiz yeni bir aşamaya geçmiş durumda. Bu aşama çok önemli. Şüphesiz bu aşamaya şehitlerimizin kahramanlıkları ve fedakarlıkları, yine Rêber Apo’nun emekleri, halkımızın fedakarlıkları sayesinde geldik. İşgalci Türk devleti özellikle son 6 yıldır teknoloji ile sonuç almak istedi. NATO gladyosundan teknolojileri alıp, yabancı güçlerin sırtından sonuç almak istedi ama görünürde öyle bir sonuç elde edemedi. Amaçlarına ulaşamadılar o yüzden 2021 yılında direkt Medya Savunma Alanları’nı hedef yaptılar. ‘Hareketin merkezi orada bu yüzden orayı tasfiye’ edelim diyorlar. Bundan dolayı yılın ilk aylarında Irak’a, Hewlêr’e gittiler, buradaki güçlerden destek aldılar, zaten uluslararası güçlerin arkalarında olduğu görülüyor. 10 Şubat’ta Garê’ye yönelik saldırılar bu çerçevedeydi.

Gerillanın merkezinde sonuç almak, Garê’ye yerleşmek ve avantaj elde etmek istediler. Fakat istediklerini elde edemediler, yenilgiye uğradılar. Şoreş Beytüşşebap ve yoldaşlarının direnişi sayesinde düşmanın bu saldırıları boşa çıktı. Ama gördük ki konseptlerine devam ettiler. 23 Nisan’da Medya Savunma Alanları’na yönelik saldırı başlattılar. Düşman 10 güne her alanı işgal edeceğini hesaplamıştı. Çünkü Türk devleti bazı yerlerde sonuç almıştı yine öyle olacağını hesap ederek teknoloji ile, komplocu güçlerin desteği ile, -zaten KDP’nin de yardımı var- hızlı bir şekilde sonuç alacaklarını düşündüler. Ama öyle olmadı. Şuan 112 gündür savaş devam ediyor. Hala Avaşin’i alamadılar, zaten Zap’a iki hattan girmeye çalıştılar ama durduruldular.

Teknoloji ile birlikte istihbarat çalışmalarını da güçlendirdiler. Teknoloji ve istihbarat ile her şekilde sonuç alacaklarını zannettiler. Ama bizler de uzun süredir bu konu üzerinde geniş bir şekilde duruyoruz. Yani nasıl bir gerilla geliştiririz de, bu istihbaratı çürütüp, tekniği boşa çıkarırız ve sonuç alırız diye. Bunun üzerine çok yoğunlaştık. Özellikle yeni dönem gerillasını yaratmak için son 4 yıldır bu konu üzerinde duruyoruz. Bu çerçevede yeni bir gerilla geliştiriliyor. Artık Çin, Vietnam ve ARGK formatında yürütülen gerillacılığın artık son bulması gerektiğini ve yeni dönem gerillasının oluşması lazım. Bu gerillanın savaş yöntemi, hareket yöntemi, alan elde etme yöntemi, taktik ve perspektifi farklı olmalı. Yani yenilenmeli, bu da Kürdistan’da yeni yeni geliştiriliyor. Önderlik geçmişte söylemişti, birincisi en büyük teknik insandır, diğeri ise 24 saat gerilla olmak. Her dakika gerilla olmalı, her duruma hazırlıklı olmalıyız. Bu noktalar üzerinde yoğunlaşmalar sağlandı.

GERİLLA KİMYASAL SİLAHLARA KARŞI DA KENDİNİ SAVUNABİLİYOR

Şu an belki arkadaşlarımız da, halkımız da merak ediyordur. Avaşin’de ne oluyor, nasıl bir savaş yaşanıyor, düşman her gün kimyasal kullanıyor buna karşı nasıl direniliyor diye. Hatta bazıları inanmıyor da. Bütün bu sorulara cevap vermek için yaşananları haritadan da göstereceğiz. Çünkü bugün yaşananlar çok önemli. Her şeyden önce demokratik modernite gerillası uzman bir şekilde hareket ediyor. Tim savaşı yürütüyor. İsterlerse bir çok tim koordineli bir şekilde tek hedefe yönelebilir ama yan yana değil, her zaman tek bir tim esas olmalı. O tek tim diğer timlerle koordineli bir şekilde hareket etmeli. Timin yöntemlerinden biri araziyi geniş bir şekilde kullanmak, ikincisi tünel taktiklerini geliştirmek. Tünelde de uzmanca kendini savunma ve savaşma. Üçüncüsü ise halk. Halkın direnişi, katılımı ve öz savunması. Bu bahsettiğim 3 yöntem ile dönem teknolojisini boşa çıkarabiliriz. Bu yöntemleri yılın ilk aylarından beri uyguluyoruz ve bu şekilde birçok sonuç elde ettik.

Geçen sene Heftanin’de tim savaşı yürütüldü ama bizim perspektifimize göre tek ayağı ile yürütüldü. Yani tünel ayağı yoktu. Hazırlığı yapılmadığı için gerçekleşmedi tünel ayağı. Ama Garê’den bu yana taktik ve perspektifimiz tamamen devreye girdi. Zagros ve Metina’da şu an uygulanıyor. Bu tarzı eğer Rojava’da da kullansalar düşman yenilgiye uğrar. Devrimci halk savaşı tarzı doğru bir şekilde yürütüldüğü takdirde, halk da üzerine düşeni yaparsa, tim ve tünel tarzı uygulanırsa kimse orayı işgal edemez. Hiç bir silahları da bu tarz karşısında etkili olmaz. Bazıları, ‘düşmanın kimyasal kullandığını söylüyorsunuz o zaman arkadaşlar hala nasıl savaşıyor’ diye soruyor. Burada söylememe gerek yok ama kimyasal silahların sonuç almasına engel olacak yöntemler de var. Araçlar, tarzlar var. Burada nasıl bir tarz olduğunu söyleyemem. Kimyasal silahlardan dolayı şehit düşen arkadaşlarımız da var tabi. Son süreçte 10 arkadaşımız kimyasal silahtan dolayı şehit düştü. Ama arkadaşlar artık kimyasal silaha karşı kendilerini nasıl savunacaklarını biliyorlar. Bunun araçlarını kullanıyorlar.

Gerilla arazide keşif uçaklarının boşa çıkması için nasıl hareket edeceğini biliyor. Yani gerilla çok gizli hareket etmeli, çok ince bir şekilde kendini kamufle etmeli, disiplini güçlü olmalı. Hayalet gibi görünmemeli ama ne zaman isterse ortaya çıkıp düşmana ağır darbeler vurmalı. Düşman istediği zaman onu görmemeli, o ne zaman isterse düşmana saldırmalıdır. Bizler şuan öyle bir gerilla yaratmak istiyoruz. Şuan zaten böyle bir gerilla gelişiyor. Belki eksiklikleri var, dört dörtlük demiyorum, eksiklikler üzerinde de duruluyor fakat yaklaşık 3 buçuk aydır bahsettiğimiz şekilde bir savaş yürütülüyor. Eksikliklerimiz de var ama sonuç da alıyoruz. Şüphesiz eksiklikler üzerinde daha fazla durmalıyız ama ortaya çıktı ki bu yöntemle düşmanın tekniğini yenilgiye uğratabiliriz.

BÖLGEDE DÜŞMANIN ÇARESİZLİĞİ SÖZ KONUSU

İşgalci Türk devleti eskiden, ‘nereye gidersem orayı alırım çünkü tekniğim var, NATO bütün tekniği bana sunmuş’ diyordu. Ama öyle olmadığı ortaya çıktı. Kürdistan dağlarında gerillanın kullandığı yöntemleri bunun böyle olmadığını gösterdi. Örneğin geçtiğimiz günlerde Dersim’de 2 eylem yapıldı, yine Çatak’ta, Botan’da eylemler oldu. Yeni dönem gerilla tarzı ile düşmanın tüm saldırıları boşa çıkarılır. Tabi bu konuda bazı sıkıntılar da oluyor. Alışkanlıklarımız var, arkadaşların muhafazakar yönleri var, bunlar önümüzde engel oluşturuyor. Bu yüzden yeni yöntemler öyle kolay oluşmuyor. Bizler yeni dönem gerillasını zafer gücü yapmak istiyoruz. Tabi bu son süreçlerde uyguladığımız yeni yöntemler çerçevesinde önemli sonuçlar elde ettik.

Geçtiğimiz sene yine 15 Ağustos Atılımı kutlamasında, “Düşmanı Heftanîn’de sersem ettik, eğer Zap’a gelirse yerle bir ederiz” dedim. Bu sözümü tekrarlıyorum. Bu öylesine söylenmiş bir söz veya basit propaganda değil. Elimizin altındalar, düşman şuan Zap kapısında alanı işgal etmek istiyor. Biraz daha ilerlesinler onları orada daha büyük bir yenilgiye uğratacağız. Bizler kahraman şehitlerimizin, fedailerimizin sayesinde bunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, bu hususta bahsettiğimiz şeyleri pratiğe geçiriyoruz. Şu an nasıl bir savaş yürütüldüğünü haritadan da gösterebiliriz.

Yaklaşık 4 aydır düşmanın operasyon başlattığı bölgelerde ciddi bir savaş var. Bazı yerlerde düşman kısmi bir yerleşme içine girmişse de tünellerin olduğu bölgelerde aylardır bir ilerleme sağlayamadı. Avaşin hattında bir koridor oluşturup arkadaşların etrafını sarma gibi girişimleri oldu. Ancak yoğun bir direniş ile karşılaştılar ve geri çekilmek zorunda kaldılar. Tünellerin olduğu yerlerde kimyasal gazlar kullanmalarına rağmen bir ilerleme sağlayamadılar. Arkadaşlarımızın yıllarca hazırlık yaptığı bölgelerde tünellerde ciddi anlamda düşmanın çaresizlik durumu söz konusu.

GERİLLA ALANLARINDA YILLARCA HAZIRLIK YAPILDI, ÇANTALARINI ALIP ÇIKACAK DEĞİLLER

Düşman kuşattığı yerlerden gerillanın geri çekileceğini düşündü ama durum öyle değil. Arkadaşlar hazırlıklarını yapmışlar. Düşman kuşattığı bölgelerden arkadaşlara, ‘teslim olun, gelin size su verelim’ çağrısında bulunuyor. Sanki arkadaşların suyu yokmuş gibi, oysaki arkadaşlara yıllarca yetecek su var, lojistik var, cephane var, her türlü hazırlık yapılmış. Bunlar büyük emeklerle hazırlandı. Bunlar basit şeyler değil. Aylardır bunun üzerinden bir savaş yürütülüyor. Ve bu savaş sayesinde düşmanın tüm teknolojileri sonuçsuz bırakılıyor. Savaş şuan böyle bir noktada. Bunlar yaşanırken KDP’nin güç yığdığı yer Balinda’dır. Oradan Rençpirax’a kadar ilerlemek istiyorlar. Savaş şuan Bêdewê, Xêrxelê’ye taşınmak isteniyor. Buralara gelmek için de gerillanın 3 noktasını aşmaları gerekiyor. Bunlar sıradan noktalar değil, Türk devleti son 3 yıldır her türlü patlayıcı ile buraları bombalıyor.

Şimdi de hedefine ulaşmak için Kürt güçlerinin burada çatışmasını istiyor. O yüzden bu hatadan bir an önce vazgeçilmelidir. Bu hareketlilik şu anda durmuş vaziyette. Umuyoruz bu konuda duyarlı bir şekilde hareket ederler. Zaten aksi bir durumda daha önce de dediğimiz gibi felaket olur. Çünkü burada yıllarca hazırlık yapanlar öyle çantalarını alıp gidecek değiller ya. Öyle basit değil, düşmanın 3 aydan fazladır yaptığı tüm saldırılara rağmen buradaki gerilla güçleri çok büyük bir direniş gösteriyor. Bu yüzden buradaki hakikati herkes görsün. NATO’nun 2. ordusu şu an burada tıkanmış durumda, ne ilerleyebiliyor, ne yerleşebiliyor. Bu Kürt halkı için bir kazanımdır. Bu durum Kürt halkını düşman karşısında bir güç haline getiriyor. Böyle yaklaşılmalı ve destek verilmelidir bu direnişe.

Bizim beklentimiz odur ki başta Şeladizê ve Behdinan halkımız olmak üzere Güney Kürdistan halkımız gerillanın verdiği bu destansı direnişe ve mücadeleye destek vermeleridir. Şu anda gerçekten yeni bir tarih yazılıyor. Kürt halkı açısında tarihi bir direniş sergileniyor. Yaşadığımız şey sıradan değil çok önemli tarihi bir süreçtir. Bu yüzden çağrımız tüm Güney Kürdistan siyasetine, sivil toplum örgütlerine ve halkınadır. Bugün Apocu militan güçlerin verdiği kahramanlık destanı tüm Kürt halkı için onur vericidir.

TÜRK ORDUSUNU YENME GÜCÜNE SAHİBİZ

Başka bölgelerde de tabi savaş sürüyor. Zap hattında düşman iki kanattan ilerlemeye çalıştı. İki yerde de arkadaşlarımızın direnişi ile karşılaştılar ve durdular. Yani Zap hattı çok daha geniş bir bölgeyi kapsadığı için düşman ilerlemek istediğinde çok daha büyük çatışma ve direniş ile karşılaşacaktır. Düşman şu an daha çok Avaşin hattı ile meşgul olmuş durumda. Dediğimiz gibi Zap bölgesinde sadece kısmi bir yerde düşman hareketliliği var. Zap’ın büyük kısmında gerillanın hakimiyeti sürüyor. Metina bölgesinde de savaşın sürdüğü yer Zendura ve çevresidir. Aynı şekilde Metina bölgesi çok büyük bir alanı kapsıyor ve düşman şu an sadece kısmi bir alanda kimi konumlandırmalar yapmış durumda. Oralarda da savaş devam ediyor. Tangê tepesi, Zendura, Derarê, Azad tepesi gibi yerlerde düşman kısmen yerleşmiş ancak hakimiyet sağlayamadığı için sürekli bombardıman sürüyor orada.

Savaşın yoğun olduğu yerleri ifade ederken belirttiğimiz gibi işgalci Türk ordusu ve Kürdistan Özgürlük gerillası arasında ciddi bir savaş devam ediyor. Şüphesiz bu savaş Avaşin, Zap ve Metina ile sınırlı değil. Xakurke’den Heftanin’e oradan Kuzey Kürdistan’ın birçok yerinde zaman zaman çatışma, zaman zaman da gerilla eylemleri biçimde devam ediyor. Fakat Avaşin ve Zap bölgesi için belirttiğimiz hususlar önemli. Diyoruz ki burada düşmanı yenilgiye uğratabiliriz. İşin özü Türk devletinin silahlı ordusu karşımızda bir irade kırılması yaşadı. Şu an bizimle savaşan normal ordu değil. Para ile oluşturulan, paramiliter güçlerin, DAİŞ artıklarının, ÖSO çetelerinin, ihanetçi Kürt korucuların içinde olduğu bir yapıdır. Aslında onların güvendiği şey hava kuvvetidir. Hava kuvveti ile savaşıyorlar. Şimdiye kadar da hep uçaklar ve helikopterler ile her tarafı bombaladılar. Fakat gerillanın direnişine takıldıkları için herhangi bir üstünlük sağlayamadılar. Bu yüzden düşman karşısında başarıya ulaşabiliriz.

Gerilla çok farklı yol ve yöntemler ile onların savaş tekniğini boşa çıkarabileceğini bu savaşta gösterdi. Bakın düşman her türlü yöntemi kullanıyor. Şimdiye kadar savaştığı bölgelere tonlarca bomba yağdırdı. Kimyasal kullandı, köpekleri kullanıyorlar. Köpeklerin boynuna kamera takıp gönderiyorlar. Yani sonuca ulaşmak için her türlü yöntemi deniyorlar. Tüm bunları yaparken 1 hafta içinde bölgeyi almayı düşünüyorlardı. Fakat 4 ay geçti halen ilerleyemediler. Böyle devam ederse yenilecekler. Daha önce de dediğimiz gibi düşmanın yenilmesi ve gerillanın başarısı tüm Kürt halkının kazanımı olacaktır. O yüzden bize destek verilmesi gerektiğini söylüyoruz. Eğer etrafımız ablukaya alınmasaydı, önümüz kesilmeseydi, düşmana istihbarat verilmeseydi, ya da bazı bölgelerde arkamızdan askeri hareketlilik içinde olmasalardı şimdiye kadar düşman çoktan tarumar olmuştu. Verdiğimiz mücadele ile şu bir kez daha açığa çıktı ki, Türk ordusu öyle abartıldığı gibi değildir. Kullandıkları tüm olanaklara rağmen onları yenebiliriz.

VERDİĞİMİZ MÜCADELE 4 PARÇA KÜRDİSTAN İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

15 Ağustos atılımının yıldönümünde Kürdistan Özgürlük gerillası Önder Apo’nun ortaya koyduğu ideolojik perspektif ve felsefe ile kendini son derece başarılı ve profesyonel bir noktaya getirmiştir. Bu temelde mücadele devam edecek ve başarıya ulaşacaktır. 15 Ağustos atılımının 37. yılını geride bırakırken, gerilla gücü yeni taktik ve yöntemler ile verdiği savaşı zafere ulaştıracaktır. Bu inanç ve iddia ile diyoruz ki gerilla mücadelesini daha büyütüp daha da etkili hale getireceğiz.

Daha önce de dediğimiz gibi verdiğimiz mücadele ve aldığımız sonuçlar sadece bizim için değil tüm Kürdistan parçaları, hatta dünya için önemlidir. Verdiğimiz mücadele ve aldığımız sonuçlar sıradan değil çok büyük ve önemli bir başarıdır. Bu açıdan dünyadaki mücadeleci güçler için de örnek teşkil etmektedir. Verilen mücadele gösterdi ki yeni taktik ve yöntemlerdeki derinleşme ile zaferi kesinleştirmek mümkündür.”

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here