Kadın olarak düşmanımız nettir, kapital sistem!

0
104

Arjîn PÊŞENG

Kim bilir dünyanın herhangi bir köyünde, kasabasında ya da herhangi bir mekânında kaç kadın hakarete, zulme, tecavüze, ölüme maruz kalıyor. Yer yer bu konular istatiksel olarak araştırılsa ya da medyada yansıtılsa bile gözümüzün görmediği, kulağımızın duymadığı nice kadın var ve bu kadınlar böğürlerini patlatacak sessiz çığlıklarla kurtuluşu bekliyorlar. Çaresiz, boynu bükük bir şekilde.

Öncelikle kadın olarak bu konuda ikna olmamız lazım. İçinde yaşadığımız kapital sistem var oldukça kadın olarak her türlü çirkin muamele ile yüz yüze kalmaya mahkumuz. Çünkü kapital sistem eril zihniyetin yaşandığı ve yaşatıldığı sistem olarak varlığını sürdürmekte, kadını ise köle olarak yaşamanın herhangi bir parçasında nefes almasına izin vermektedir. Ama unutmayalım sadece nefes alıp verebilir, düşünmesi kesin ama kesin yasak olan bir mekânda sömürülerek akciğerleri sönmeye ramak kalmış bir hasta gibi nefes alıp yaşayabilir.

Kapital sistem varlığını neye bağlıyor, aslında bu sorunun cevabına her gün hepimiz şahitlik ediyoruz, tabi ki de savaştan. Bu sistem bütün gücünü savaştan alıyor, yani talandan, kıyımdan, öldürmekten. Daha çok güçlensin gücüne güç katsın diye toprakları sömürgeleştiriyor, orda yaşayan başta çocuk, kadın olmak üzere insanlığı yok ediyor. Sadece insanlığı değil o topraklarda yaşayan tüm canlıları, toprağı yok ediyor.

Toprağı yok eden bir sistem kadına nasıl bir hak ve özgürlük sunmuş olabilir ki? Kadın olarak üniversite okuyabilir hatta en yüksek mertebede bir ülkeyi bile yönetebilirsiniz. Peki ben özgürüm diye bilir misiniz? Maalesef ki kapital sistem var oldukça hiçbir kadın özgür olamaz sadece var olan sistemde sömürgeleşir ya da eril zihniyete sahip bir kadın olarak özünden boşalır ve ölümlere imzasını atar, tarih sayfasında gaddarlığı ile öncülük eder.

Sistemde kadın sömürüye mahkumsa orda toplum olmaz. Günümüz koşullarda da dışı allanmış pullanmış fakat içi çürümüş toplumun gerçekliği içinde yaşamaya devam ediyoruz. Çürümüş bu toplumu canlandırmak kadının elindedir. Çünkü kadın demek toplum demektir. Ve toplum ancak kadının gücü ile varlık kazanabilir.

Bugün dünya kadınlarında gelişen, bilince ulaşan ‘‘jin jiyan azadî’’ sloganı kapital sistem için büyük bir tehlike arz etmektedir. Çünkü sistem ‘‘jin jiyan azadi’’ haykırışlarını sadece bir slogan değil bir felsefe olduğunu ve bu felsefenin kurucusunun da Önder Apo olduğunu çok iyi bilmektedir. Ve bu felsefenin yaşam bulmaması için yapmayacağı şey yoktur. Jin jiyan azadî felsefesinin yaşam bulması kapitalizmin çöküşü ise bütün kadınlar bu felsefeyi sahiplenmeli ve bu doğrultuda mücadele etmelidir, örgütlenmeli, öz savunma güçlerini oluşturmalıdır.

Kadın olarak düşmanımız nettir. Kapital sistem. Ve bu sistemi alaşağı edinceye kadar savaşmalı, jin jiyan azadî felsefesi ile özgür nefesler solumalıyız.

 

 

 

 

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here